Keklik Gibi Türküsü Hangi Bölgeye Aittir? Veriler, Hikâyeler ve Farklı Bakışlar Her yeni türkü keşfimde aynı heyecan: “Bu ezginin kökü nereye uzanıyor?” Bugün birlikte, gönüllere kazınan “Keklik Gibi (Keklik Gibi Kanadımı Süzmedim)” türküsünün izini süreceğiz. Ben farklı açılardan bakmayı seven bir meraklıyım; siz de fikirlerinizi paylaşın ki bu yolculuk sohbet tadında çoğalsın. “Keklik Gibi”: Yöre Atfı ve Resmî Kayıtlar Önce veri tarafı: Türkünün TRT repertuvarındaki künyesi, eserin Erzincan yöresine ait olduğunu yazar. Derleyen ve notaya alan isim Muzaffer Sarısözen, kaynak kişi ise Salih (Sâlih) Dündar olarak geçer; TRT arşiv numarası 1162. Bu bilgiler, türkü siteleri ve ansiklopedik kaynaklarda tutarlı biçimde…
Yorum BırakSevimli Yaşam Tüyoları Yazılar
En Uzun Papirüsün Adı Nedir? Zamanı Aşan Bir Hikâyenin İzinde Bazı hikâyeler vardır, insanın kalbine işleyen. Onlar sadece bilgi vermez, bir yolculuğa çıkarır. Bugün sana, tarihin en uzun papirüsünün adını ararken başlayan bir yolculuğun öyküsünü anlatmak istiyorum. Bu hikâyede sadece bir bilgi değil, insan ruhunun derinliklerine inen bir keşif var. Hazırsan, kelimelerin zamana meydan okuduğu o yolculuğa birlikte çıkalım. — Nil’in Fısıltısı: Bir Arayışın Başlangıcı Bir zamanlar, Mısır’ın kıyısında, Nil’in bereketli topraklarında yaşayan iki dost vardı: Amir ve Laila. Amir aklın ve stratejinin adamıydı. Hayatındaki her soruya bir çözüm bulmak isterdi. Laila ise kalbiyle düşünürdü; onun için her şey insanlara…
Yorum BırakBir İnsanın Karakteri Ne Demek? Duygularla Örülü Bir Yolculuk Bugün sana bir hikâye anlatmak istiyorum. Belki de hepimizin içinde bir parça kendinden bulacağı, belki de “karakter” dediğimiz o görünmeyen gücün ne olduğunu hissettirecek bir hikâye… Çünkü bazen kelimelerle anlatılamayan şeyleri en iyi hikâyeler anlatır. Hazırsan, gel birlikte bir insanın karakterinin ne demek olduğunu keşfe çıkalım. — İki Yabancının Kesişen Yolu Küçük bir kasabada, yolları hiç kesişmeyecek gibi duran iki insan yaşıyordu: Selim ve Elif. Selim, hayatı stratejiyle yaşayan, plan yapmadan adım atmayan bir adamdı. Onun için her sorunun bir çözümü, her çıkmazın bir çıkış yolu vardı. Elif ise insanların kalplerine…
Yorum BırakErkeklerden Hoşlanan Erkeklere Ne Denir? Psikolojik Bir Bakış Açısıyla İnceleme İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi İnsan davranışları, karmaşık ve çoğu zaman anlaşılması güç bir yapıya sahiptir. Psikologlar olarak, bireylerin içsel dünyalarını anlamak için her zaman yeni yollar keşfetmeye çalışırız. Özellikle cinsel yönelimler ve ilişkiler üzerine yapılan araştırmalar, insanın kendini nasıl ifade ettiği, kimlik oluşturma süreci ve duygusal bağ kurma biçimlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Bugün, belki de çoğu kişi için biraz daha az konuşulmuş bir konuyu ele alacağız: Erkeklerden hoşlanan erkekler. Bu terimi daha önce duymuş olabilirsiniz, ancak ne anlama geldiğini ve psikolojik olarak nasıl şekillendiğini…
Yorum Bırak1 Adet Hisse Senedi Kaç TL? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak her gün insanların zihinlerine ve davranışlarına bakıyorum. İnsanlar, yaşamları boyunca sürekli kararlar verirler. Ancak bu kararlar çoğu zaman mantıklı değil, duygusal ve bilişsel süreçlerin bir sonucudur. Peki, insanlar yatırım yaparken, örneğin bir hisse senedi alırken, gerçekten mantıklı mı hareket ediyorlar? Ya da “1 adet hisse senedi kaç TL?” gibi basit bir soruya nasıl yanıt verirler? Bu sorunun cevabı, yalnızca piyasa koşullarına bağlı değil, aynı zamanda insanların içsel dünyasında neler olup bittiğine de bağlıdır. Bilişsel Psikoloji ve Hisse Senedi Yatırımı Hisse senedi alırken insanların beyinleri, büyük ölçüde bilişsel…
Yorum BırakHızlı ve Öfkeli 12 Çıkacak Mı? Öğrenme, Değişim ve Geleceğe Bakış Öğrenme, sadece bilgi edinmenin ötesinde, bir dönüşüm sürecidir. Bir eğitimci olarak, öğrencilerime her zaman şunu vurgularım: Öğrenmek, dünyayı ve kendimizi yeniden keşfetmek gibidir. Her yeni bilgi, bir kapıyı aralar; her deneyim, bireysel ve toplumsal dönüşümü tetikler. Bu yazıda, Hızlı ve Öfkeli (Fast & Furious) serisinin 12. filmi hakkında merak edilenleri ele alırken, aynı zamanda öğrenme süreçlerini, pedagojik yöntemleri ve bireysel/toplumsal etkilerini de tartışacağız. Filmin her yeni halkası, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farklı dinamikler yaratıyor. Bu dinamikler, eğitim süreçlerine nasıl yansır? Toplumsal değişim ve bireysel gelişim nasıl paralellikler…
Yorum BırakHemze Harfi Nasıl Okunur? Siyaset ve Güç İlişkileri Çerçevesinde Bir Analiz Güç, iktidar ve toplumsal düzen üzerine düşündüğümüzde, dilin ve sembollerin bu süreçteki etkisini göz ardı etmek oldukça zor. Dil, bir toplumun ideolojisini, değerlerini ve hatta güç ilişkilerini şekillendiren bir araçtır. Her harf, her kelime, bir ideolojik yük taşır ve bu yük, toplumsal yapıları ve güç dinamiklerini yansıtır. Bir siyaset bilimci olarak, hemze harfinin okunuşu gibi basit bir dil meselesi bile, toplumsal bağlamda daha derin anlamlar taşır. Peki, bu harfin okunması ve anlamı, gücü, ideolojiyi ve vatandaşlık anlayışını nasıl etkiler? Hemze Harfi ve Dilin Güç İlişkileri Türkçede hemze harfi (ﺀ)…
Yorum BırakTeşri-i Sani Ne Demek? – Zamanın, Duyguların ve Verilerin Kesiştiği Nokta Bazı kelimeler vardır ki ilk duyduğunuzda eski bir destandan çıkmış gibi gelir. “Teşri-i Sani” de tam olarak böyle bir terim… Osmanlı’dan bugüne uzanan bu kelime, sadece bir ayı değil, zamanla kurduğumuz ilişkiyi, geçmişle olan bağlarımızı ve tarihsel hafızamızı temsil eder. Bugün bu kavrama yalnızca tarihsel bir terim olarak değil, farklı bakış açılarıyla yaklaşacağız. Çünkü bir kelimenin anlamı, sadece sözlükte yazan tanımıyla değil, ona yüklenen anlamlarla da şekillenir. Teşri-i Sani, Osmanlı döneminde kullanılan Rûmî takvimde “Kasım” ayına denk gelen isimdir. “Teşri” kelimesi Arapça kökenli olup “sonbahar” anlamına gelir, “Sani” ise…
Yorum BırakGün batımı neden kırmızı? Kelimelerin gökyüzüne uzandığı bir edebiyat yolculuğu Bir edebiyatçı için gün batımı, yalnızca doğanın renk oyunlarından ibaret değildir; o, dilin sınırlarını zorlayan bir metafor, bir duygunun yankısı, bir hikâyenin son cümlesidir. Her kırmızılık, sözcüklerin yan yana geldiğinde oluşturduğu o derin yankıyı hatırlatır. Kimi zaman bir vedadır, kimi zaman bir başlangıç. Çünkü edebiyatın doğasında, tıpkı gökyüzü gibi, her batışın içinde bir yeniden doğuş gizlidir. Kelimelerin gücü: Kırmızının dili Kelimeler, gökyüzündeki renkler gibidir; anlamları ışığın açısına göre değişir. Kırmızı —edebiyatta— tutkuyu, öfkeyi, kanı, aşkı ve bazen de ölümü simgeler. Gün batımının kırmızılığı, bu yüzden her zaman çelişkili bir duygudur:…
4 YorumGümrük Beyannamesi Nereye Verilir? İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Güç İlişkileri ve Kurumsal Denetim: Gümrük Beyannamesi ve Devletin Kontrol Mekanizmaları Siyaset bilimi, toplumsal düzeni şekillendiren güç ilişkileri üzerine derinlemesine bir incelemedir. Devlet, her zaman toplumu yönlendirme kapasitesine sahip olan en güçlü aktörlerden biri olmuştur. Ancak bu güç, yalnızca otorite ve yasaklar yoluyla değil, aynı zamanda bürokratik işlemler ve denetim mekanizmaları aracılığıyla da halk üzerinde etki kurar. Gümrük beyannamesi, bu tür bir bürokratik denetimin en somut örneklerinden biridir. Peki, gümrük beyannamesinin verileceği yerin ne önemi vardır? Bu soruya cevap ararken, toplumsal düzenin temellerine ve devletin bu…
8 Yorum