İçeriğe geç

Akşam namazı neden erken kılınmalı ?

Akşam Namazı Neden Erken Kılınmalı?

Erken Namaz, Geç Kalmayan Gecenin Anahtarı

İzmir’de güneş battı mı, sabah gibi biter her şey. Ben, 25 yaşında bir genç olarak akşamı “gece”den önce, aslında akşam namazıyla kabul edenlerdenim. Evet, biliyorum, “namazı erken kılmak mı?” dediğinizde aklınıza gelen ilk şey belki de, bu yazıyı hazırlarken gözümde canlanan sahne gibi:

> Ben: “Yahu akşam namazını neden erken kılayım? Zaten ne zaman kılacağım, ben de belli değilim. Sonra unutuyorum… İşim de bitmedi… Ay ama akşam yemeğini kaçırdım bu arada, hemen o zaman gideyim falan!”

Ve sonrasında, bu karmaşada iç sesim (yani kendi akıl fırtınam) bir anda parlıyor:

> İç Ses: “Yani… Belki de sabah namazını erken kılmayı düşünmelisin. O zaman hem akşam namazını erkenden kılmış olursun, hem de sabah gözlerini açarken ‘Ben aslında mantıklı bir insanım’ hissine kapılabilirsin!”

Ama işin aslı şu ki, zamanla fark ediyorum: Akşam namazı, sabah namazı gibi değil. Hani şu “erken kılma” olayı var ya, işte onu biraz daha derin düşününce, aslında gerçekten sabah namazına da erken kalkmanızı sağlayacak bir sistem bu. Yani, bir nevi “domino taşı” etkisi yaratıyor.

Peki, akşam namazı neden erken kılınmalı? İşte size birkaç neden:

Gün Batımını Kaçırma, Akşam Namazı ile Kurtar!

Akşam namazının zamanı, gün batımına çok yakın. Yani, o kadar yakın ki, bazen “Düşünsene, gün bitti. O zaman biraz daha dışarıda takılabilirim, akşam namazını sonra kılarım!” diyebilirsiniz. Ama bu yanlış bir düşünce. Çünkü gün batımı, “işte o an” demek. Birisi “Gün bitti” dediğinde, aslında o bitiş değil. O bir başlangıç! Akşam namazı vaktinin girmesiyle, günlük telaşlardan kurtulup bir an için ruhsal ve bedensel bir dinlenmeye geçiyorsunuz.

Ve en güzel kısmı: Eğer namazı erken kılarsanız, günün geri kalanını “vakti dolmuş bir insan” gibi huzur içinde geçirebilirsiniz. Hani bazen okudum, bazen de şunu düşündüm: “İnsan namazı erteleyerek bir anlamda hayatını ertelemiş olmuyor mu?” Yani, işler bitmeden geceye başlamamak gerek.

Geceyi Özlemeden Akşam Namazını Kılmak!

Bazen fark ettiğim şeylerden biri de, geceyi gerçekten özlemeden de geçirebilmemiz. Yani, çok geç kalmadan, akşamı biraz erken yaşamaya başlamak. Hadi kabul edelim, gecenin sabaha yakın bir zamanı geldiğinde, “Sabah ezanı ne zaman?” diye soran biri olarak uyanmak, can sıkıcı olabiliyor. Kafanı kaldırıp da “Bugün ne kadar geç kaldım” dediğiniz an, iş işten geçmiş oluyor.

Bir arkadaşımın, akşam namazını “tartışmasız” kıldığına tanıklık ettim bir zamanlar. Hani o meşhur İzmir’e özgü, akşam sahil yürüyüşlerinin o atmosferine dair hiç düşünmeyen ama namaz saatini asla unutmayan arkadaş… O zaman dedim ki: “Tamam, galiba namazı erken kılmanın aslında bir faydası var.” Hani geceye geçişin rahat olması, sabahları daha dinç uyanmanın yolu da buradan geçiyor olabilir.

Erken Akşam Namazı, Gecenin ‘Geç’ Olmasını Engeller!

Gecenin çok geç olması demek, genellikle bir şeyleri bitirmemek, ertelemek demektir. Peki, ya bir işin bitmesi için günün bir kısmını erken tamamlamaya başlasaydık? Akşam namazını erken kılmak, o “gecenin saat 11:00’inden” önce rahatlıkla yatağa girebilme hissini getirir. Geceyi geçirmek istemeyenlerin akşam namazını erkenden kılması bir tür ‘zaman hırsızlığı’ gibi olabilir.

Geriye kalan zaman diliminde, rahat bir şekilde arkadaşlarla dondurma yemeye çıkabilir, şehrin gündelik telaşından sıyrılabilir, hatta TV izleyebilir, bir kitap alıp okumaya başlayabilirsiniz. Yani, bambaşka bir hayat başlıyor gibi!

“Zamanı Sen Yönet, Zaman Senden Kaçmasın!”

Akşam namazını erken kılmanın en büyük kazancı belki de zihinsel huzur. Hayat bazen öyle hızlı bir şekilde akıp gidiyor ki, “yetişmeye çalışma” duygusu her yeri sarıyor. Ama sen, akşam namazını erken kılarak zamanın senin elinde olduğunu fark ediyorsun. Tabii, bunu yaşamak bazen çok zor. Hele İzmir gibi bir şehirdeyseniz ve gün boyu koşuşturduysanız, akşam namazını ihmal etme olasılığınız da epey yüksek.

Bir arkadaşımın tam bir “erteleme kralı” olduğuna şahit oldum: Bir akşam, “Hadi akşam namazını kılalım” dedim, ama o hep “Ya işte yemek falan, biraz daha iş var” diye bahaneler üretiyor. O an, ne kadar da içsel olarak “Akşam namazı neden erken kılınmalı?” sorusuna yanıt bulduğumu düşündüm: Erteleme, erteleme, akşamı kaçırma!

Erken Namaz, Erken Mutluluk!

Bir başka önemli şey de, insanın kendisini “doğru yapma” duygusuyla tatmin etmesi. Evet, erken kalkmak ve erken akşam namazı kılmak, aslında bir tür başarı hissi yaratıyor. Kendini bir “doğru yapan kişi” olarak görüyorsun. Yani günün sonunda “Tamam, bir şeyleri hallettim!” diyebilmenin verdiği o iç huzur… İşte o akşam namazı ile elde edilen bir ödül gibi.

> İç Ses (Yine Ben): “Ya şu an sabah ezanı duysa, benim üstümde yapabileceğim hiç bir şey yok. Ama o kadar erken başladım ki, sabahın çok erken vaktinde yatakta gözlerimi açmak beni mutlu eder. Hem o an, akşam namazını erkenden kıldığım için kazandığım bir özgürlük var.”

Sonuç Olarak…

Akşam namazını neden erken kılalım? Çünkü erken kıldığımızda, vakti daha doğru kullanırız. Günü erken tamamlamak, akşamın da rahat geçmesini sağlar. Gün batımını kaçırmamak, akşam namazını yapmak demek, bir bakıma geceyi de “zamanında başlatmak” demek. Erken namaz, erken huzur, erken tatmin… Bu yazıda belki biraz espri yaptım, belki de abarttım ama hepimizin zaman zaman düşünmesi gereken bir şey var: Zamanı gerçekten yönetebiliyor muyuz?

Akşam namazını erken kılın, geceyi erken yaşayın. Zaten geceyi erken yaşarsanız, sabah daha rahat uyanırsınız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino giriş